Ayetullah Cevadi Amuli: “Ehlibeyt İmamları (a.s) insanlığın öğretmenleridir, bunda şüphe yok. Onların bize yaptığı en önemli hizmet, dünyaya bizi tanıştırmalarıdır. Dünyayı bize tanıttılar. Bize iki şey olduğunu söylediler: Biri yer, gök, deniz, uzay ve havadır ki bunlar dünya değildir.
Diğeri ise “ben” ve “biz” dediğimiz şeydir; yani “ben şu sıfata sahibim, sen şu sıfata sahipsin”, “bu mal benimdir, senin değildir”, “bu makam benimdir, senin değildir” düşüncesidir. İşte dünya budur.
Bu mukaddes zatların yaptığı en önemli hizmet; birincisi, dünyayı bize tanıtmak; ikincisi, hudutlarını (sınırlarını) belirlemek; üçüncüsü, onun zehirli olduğunu bize zikretmek —ki “Her zehirli yılandan daha zehirlidir” dediler—; dördüncüsü, kendilerinin ameli olarak bundan kurtulmuş olmalarıdır; beşincisi de “Dünyanın peşinden gitmeyin, zehirlenirsiniz” diye bize uyarmalarıdır.
“Bu mal benimdir, bu makama ben ulaşmalıyım, ben Ayetullah olmalıyım, ben Uzma olmalıyım.” Buyurdu ki bu, insanın itibarını zedeleyen bir şeydir. Nehcu’l Belağa’nın birkaç yerinde… Buyurdu ki: “Ey dostlar, bu dünya yeşilliktir (güzeldir) ama bir yönüyle de veba saçan bir yeşilliktir.” Zavallı insan bunu fark etmez, yer ve vebaya kapılır. Kim “ben” ve “biz” davasının peşine düşüp de itibarı zedelenmedi ki? Bu, imamların (a.s) bizi dünyadan sakındırdığı en iyi ve en derin konulardan biridir.
Asla yeryüzünün kötü bir yer olduğunu, gökyüzünün kötü bir yer olduğunu söylemediler. Kötü olan şu “ben” ve “biz”dir; “benim bu makamım var, ben yüksekte oturmalıyım, ben önce gitmeliyim, benim adımı ansınlar” şeklindeki bu oyunlardır. Buyurdu ki bunlar görünüşte yeşilliktir ama içi veba saçan ve nihayetinde insanı rezil eden şeylerdir. Onların yaptığı en önemli hizmet, dünyayı bize tanıtmalarıdır. Bu dünya yeşilliktir (güzeldir) ama bir yönüyle de veba saçan bir yeşilliktir. Veba saçan bir yeşilliktir.