Allah Teâla insanları bu dünyada cezalandırmıyor? Bu dünya cezalandırma ve mükâfatlandırma dünyası değildir. Bu dünya her insanın kendi öz kimliğini ortaya koyma dünyasıdır. Kendi aklını, Allah’ın kendisine vermiş olduğu yetileri devreye sokarak kendi hakikatini ortaya koyma dünyası. Eğer cezalandırıyorsa da istisnaidir. Veya cezalandırılmış olanlar niçin cezalandırıldığının farkında değildir. Eğer mükâfatlandırıyorsa da niçin mükâfatlandırıldığının da farkında değildir. Zira eğer Allah-u Teâla itaat edenlerin mükâfatını bu dünyada vermiş olsaydı yahut isyan edenleri bu dünyada cezalandırmış olsaydı, kimse kendi öz kimliğini ortaya koymazdı ve gerçek karakterini yansıtamazdı.
Mekke’nin fethi zamanında Mekke’de gerçekten İslam’ı kabul etmeyenler gibi münafık olurdu. (Kısacası insanlar samimiyetle değil, korku ya da menfaat gereği hareket eder; sonuçta herkes (güçlünün yanında yer alan) birer münafığa dönüşürdü.) Yani bir insana “Allah’a isyan edersen hemen bu dünyada cezalandırılırsın” denirse veya bir insan Allah’a isyan ettiğinden dolayı bu dünyada cezalandırılırsa, o insan artık isyan edebilir mi? Korkudan dolayı isyan etmez. Allah’a itaat etmiş olan kimse hemen mükâfatlandırılmış olsaydı o zaman herkes o şahsın yapmış olmuş itaatten dolayı mükâfatlandırıldı diyecekler ve hemen onlarda sırf o mükâfata erişmek için itaate yöneleceklerdi. Yani hak olduğundan dolayı değil de verilecek o mükâfata ulaşmak ve elde etmek için itaat ediyor ya da o cezalandırmadan korktukları için isyan etmeyeceklerdi.
Nitekim güncel sosyal ilişkilerde bireylerin güce ve menfaate göre konum alması, bu durumun bir yansımasıdır. Günümüzde bazı insanların, kimden bir menfaati varsa, kimden yararlanıyorsa, kimden mükâfatını alıyorsa ya da kazanç elde edebildiklerine yönelmeleri veyahut onların dini anlayışını kabul etmeleri bunun bir yansımasıdır. Yani dünyevi olarak kimden kazanç ve menfaat elde edebiliyorsa ya da yararlanabiliyorsa onu veya onun dini anlayışını kabul etmesi. Güçlünün, sözü geçenin yanında yer alması.
Allah-u Teâlâ’nın Ayeti Kerime de buyurduğu gibi “Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.” (En’am suresi 159)