Bir Eleştiri “İran özellikle bu savaş döneminde inkılabını ihraç etmeye – düşüncelerini yaymama başladı.”
Kendi muhataplarını kandıran kimseden daha zalim kimse yoktur. İster bu bir şahıs olsun ister âlim. Bu kandırma ister aile büyüğü, uzman, bilirkişi adı altında isterse de bir din, mezhep ya da inanç adı altında olsun. Bir kısım insan din adı altında kendi muhataplarını kandırıp hakikatten uzaklaştırıyorlar. Bir kısım insan da kendilerini uzman ve bilirkişi olarak tanıtarak kendi maddi ve mal makam hevesi nedeniyle kendi muhataplarını kandırarak hak ve hakikatten uzaklaştırıyorlar. Bunun örneği:
“Şiaların dini anlayışını kabul etmiyorum. Şialar dini anlayışlarını ihraç ediyorlar!” Biz âlimler kendileri Kur’an-ı anlama ve tefsir etme hakkı verirken Şia âlimlerine bu hakkı vermiyorlar. Sünneti ve hadisi ayıklama hakkını kendilerine veya kendilerinin kabul ettikleri ve destekledikleri uzman veya âlimlere verirken Şia âlimlerine bu hakkı tanımıyorlar. Neden siz bu hakkı kendinize veya kendinizin kabul ettiği âlimlere veriyorsunuz da Şia âlimlerine vermiyorsunuz? Bu bir nevi kandırma değil midir? Allah Resulü kendisinden sonra Kur’an ve Sünneti bıraktı diyorsunuz o zaman o bıraktığı Kur’an-ı ve sünneti senin gibi anlamak zorunda mıyım? Ya da neden senin düşüncene göre ayıklamam ve değerlendirmem gerek? Sen bilerek ya da farkında olmadan bana sen kuran ve sünnetten bir şey anlamıyorsun, ben anlıyorum ya d sünneti ben ayıklayabiliyorum sen ayıklayamıyorsun diyorsun. O zaman Allah ve Resulü Kur’an ve sünnet yerine seni bırakmış ve seni seçmiş Kur’an ve sünneti değil. Nasıl böyle bir iddiada bulunabilir ve demagoji yapabilirsin. İlim ucbu ya da mal ve makam hırsı o kadar bürümüş ki bunun farkında ve idrakinde değilsin. Allah’ın huzurunda nasıl cevap vereceksiniz. Eğer Allah ve Resulü bize Kur’an ve sünneti bırakmışsa ben de Kur’an ve sünneti anlama hakkına sahibim sen de. Sen bu hakkı kendine veriyorsan bana da vermek zorundasın.
Sen anlatınca (veya birileri tarafından anlatmakla görevlendirilince) empoze veya ihraç olmuyor da neden İslam inkılabı hakiki ve doğru ilahi ve insani erdemleri ve öğretileri söyleyince, insanlara ulaştırınca ihraç ve empoze etmek oluyor.
Çözüm yolu ise şudur “Kur’an-ı ve Sünneti bana ve sana göre ya da bize size göreye dönüştürmeksizin ve çevirmeksizin ilkeler üzerinden birlikte anlamaya çalışmalıyız. Heva ve heveslere mal makam hırsına göre değil de ilkeler üzerinden, ayetlere bağlı kalarak ve bizi birbirimize kenetleyecek ayetleri ön plana çıkarıp o ayetler üzerinden Kuranı anlamaya çalışalım. Herkes kendisine çekmesin. Neden senin dini anlayışın hakta benim dini anlayışım hak değil. Ben de kuran ve sünnetten besleniyorum.
Sen bu tür sözlerinle söylemlerinle kimin ekmeğine yağ sürüyorsun. Batının. İslam ümmetini tağuta itaat edilmesini sağlayacak nitelikte ibadeti kendi ümmetine veriyorsun. İnsanı tağuttan koruyabilecek nitelikte olmayan bir ibadet Allaha ibadet değildir. Allaha yapılan ibadet insanı tağuttan sakındırabilecek nitelikteki bir ibadettir. Şiaların dini anlayışını kabul etmiyorum. Şialar dini anlayışlarını ihraç ediyorlar! Bu cümlelerle ne söylediklerin farkında değiller. Allah Resulü kendi dini öğretilerini tüm insanlığa kabul ettirmek istemiyor muydu? İslam dünyasında yapılan fetihler ne için yapıldı? Kendi dini anlayışlarını ihraç etmediler mi? Hangi düşünür, hangi din âlimi kendisinin sahip olduğu düşünce sisteminin dini anlayışının başkaları tarafından kabul edilmesini istemez. Sen neden kendi din anlayışını topluma anlatıyorsun. Sen de düşünce ihraç ediyorsun. O zaman sen kendi dini anlayışını başkasına anlatma. Neden kendi dini anlayışını başkasına anlatıyorsun? Bunu yapmakla sen de bir anlayış ihracında bulunuyorsun. Ne dediklerinin farkında değiller.