Neyin peşinde olduğumuza dikkat etmeliyiz!

 

Şuna dikkat etmeliyiz ki, neyin peşindeyiz? Bu çok önemlidir. Özetle de olsa hedefi bilmeliyiz. Genellikle bu hedef ve durum bazıları için belirsizdir. İlk aşama (hedef) onlar için pek oturmamıştır. Dini meclislerle ve dini ilimlerle olan bağ… Evet, bu büyük zatlardan bazı şeyler işitmişler. Bir sahip oldukları o batıni sefa ile Seyr-u Sulûk (manevi yolculuk) vadisine girmek istiyorlar….

 

Bu mesele, bu muhterem zatların çok fazla odak noktası değil. Bu muhterem zatlar, örneğin merhum Ayetullah Saadetperver böyleydi. Şey, daha çok erişilebilirdi – ulaşılabilirdir.

 

Merhum Allame medresedeydi [İslami ilimler merkezindeydi]. Çalışmalarının ana ekseni ders, müzakere, ilmi eğitim, telif ve bu tarz şeylerdi. Bu bakımdan tanınmıyordu. Çok az kişi her halükarda kendisiyle iletişim kuruyordu. Ancak Ayetullah Saadetperver, kişilerin kendisiyle tanıştığı ölçüde, insanları çok daha büyük bir dikkatle yönlendiriyordu. Buyururlardı ki: “Önce gidip bu dini bilgileri bir seri öğrenmeli, dini araştırma ve mütalaalar yapmalı ve dini hükümleri (fıkıh ve ahkâm) öğrenmelisin. Zaten kendisinin ilk ahlaki düstur ve talimatlarından biri de bu idi. Bu bakımdan, [o istek ve hevesin] bir yön bulması gerektiğine dair o iştiyakı [arzuyu] gösteriyorlardı.